Çocuğa Ölüm Haberi Vermek…

Sanırım gerçekleştirilmesi en zor şeylerden birisidir bir çocuğa ölüm haberi vermek. Bu zorluk nedeniyle çoğu zaman ölümler yanlış şekillerde, yanlış zamanlarda aktarılıyor. Buna bağlı olarak da yas süreci sağlıksız şekilde yaşanıp patolojik yas dediğimiz duruma dönüşebiliyor. Zaman zaman da çocuklarda korku ve kaygılar ortaya çıkıyor.

Ölüm Haberi Nasıl Verilmelidir?

Çocuğa, ölüm haberi mümkün olduğunca bir yakını tarafından ve sakin bir ortamda verilmelidir. İnsanlar genelde bu haberi bir profesyonelin (Doktor, psikolog vb.) vermesinin daha doğru olacağını düşünür ancak tanımadığı birinden duymak çocuk için ek bir kaygı ve güvensizlik yaratacaktır. Ölüm haberini açıklayacak akraba/yakın, bir uzmandan nasıl söylenmesi gerektiği ile ilgili yardım alabilir, ancak çocukla konuşmayı güvenli bir ortamda kendisi yapmalıdır.

Haber mümkün olduğunca gecikmeden verilmelidir. Uzayan süreç, çocuğun ölüm haberini uygun olmayan bir ortamda ve şekilde tesadüfen duyabilme olasılığını artmaktadır. Bu şekilde öğrenmesinin de olumsuz bazı sonuçları olabiliyor. Ayrıca geç verilen ölüm haberi, çocuğun yas duygusunu doğru yaşamasına katkıda bulunacak; cenaze töreni, aile toplantıları gibi önemli süreçleri kaçırmasına neden olabilir.

Haber aniden söylenmemeli, çocuğu hazırlamak için konuya yavaşça girilmelidir. “Biliyorsun uzun zamandır ağır hastaydı…”, “Sana üzücü bir haberim var…” gibi bir giriş sonrası söylenebilir.

Ölüm nedeni mümkün olduğunca doğru söylenmeli, detaya girmeden gerçek nedeni basitçe anlatılmalıdır (Hastalık, trafik kazası vb.).

Ölüm haberi verilirken net bir ifade kullanılmalı, yani “öldü” denilmelidir. “artık sonsuz uykusunda, bizimle değil, hakkın rahmetine erdi, allah yanına aldı, cennete gitti, aramızdan ayrıldı” gibi ifadeler çocukta kafa karışıklığı yaratacağı için kullanılmamalıdır.

Ölüm haberi verilirken duyguların gösterilmesinde (ağlamak gibi) sakınca yoktur. Hatta duyguları ifade etmenin normal bir tepki olduğunu göstermek açısından çocuğa model olacaktır. Duyguları rahatça yaşayabilmek ve ifade edebilmek yas sürecinde koruyucu bir etkendir. Ancak çocuğun yanında abartılı tepkiler, bağırışlar olmamalıdır.

Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çocuğun yetişkinler tarafından dert ortağı yapılmamasına dikkat edilmelidir. Üzüntünüzü belli edebilir, ağlayabilir ve kaybettiğiniz kişi hakkında çocukla sohbet edebilirsiniz ama kendi acınız üzerine ağır konuşmalardan kaçının.

Ölümden sonra çocuğa büyük sorumluluklar yüklenmemelidir. Örneğin babasını kaybetmiş çocuğa “artık evin erkeği sensin, büyüyünce ailene sen bakacaksın” gibi cümleler sarf edilmemelidir.

12 yaş öncesi çocuklar somut dönemdedirler ve soyut kavramları anlayamazlar. Bu nedenle mümkün olduğunca soyut kavramlarla açıklama yapmaktan kaçınılmalıdır. Örneğin; ”Annen cennete gitti” cümlesi çocuk tarafından, sanki annesi onu isteyerek bırakıp gitmiş gibi algılanacak ve çocukta kaybın yanında bir de suçluluk duygusu yaratacaktır. Ya da “O şimdi mezarından huzur içinde uyuyor” dendiğinde çocuk, ölülerin uyanabileceğini düşünerek korkuya kapılabilir.

Ölüm haberini verdikten sonra çocukların soruları mümkün olduğunca cevapsız bırakılmamalıdır. Cevap verilemeyen bir sorusu olduğunda “bunun cevabını bilmiyorum, öğrenip sana söyleyeceğim” denilebilir. Daha sonra da bu soru cevaplanmaya çalışılmalıdır.

Ölüm sonrasındaki süreç konusunda da çocuğun bilgilendirilmesi yararlı olacaktır. Aile toplantılar ne zaman, nasıl olacak. Cenaze töreni nasıl gerçekleşecek, neler yapılacak vb. Bu yapılmazsa, çocuk alışık olmadığı bu karmaşa içerisinde daha da kaygılı bir hale gelebilir.

Haber Karşısında Olası Tepkileri Nelerdir?

Ağlayabilir veya tepki vermeyebilirler. Haberi aldıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi “Parka gidebilir miyim, canım dondurma istedi” diyebilirler. Bu gibi tepkiler anlayışla karşılanmalıdır.

Bunun yanında öfke, korku, ölümle ilgili sorular, uyku sorunları, suçluluk duygusu, gerilemeler (yaşından daha küçükmüşçesine davranışlar), içe kapanma gibi tepkiler verebilirler.

Sonrasında Neler Yapılmalı?

Gündelik hayat rutinleri çocuk ruh sağlığı açısından koruyucu etki yapmaktadır. Okula gidiyorsa okula devam etmek, günlük işlerin eski haline dönmesi belirsizliği sonlandırıp çocukta güven duygusu yaratır.

Çocuk mümkün olduğunca yakınlarıyla bir arada olmalı, zorunlu olmadıkça büyük değişikliklerden (ev, okul, şehir değişikliği vb.) kaçınılmalıdır.

Ölen kişi hakkında konuşulmalı, duyguların ifade edilmesine izin verilmelidir. Çocuk üzülüyor diye ölen kişi hakkında konuşmamak, duyguları gizlemek, sanki hiç yaşanmamış gibi davranmak doğru değildir. Bu, farkında olmadan çocuğa “duyguların ifade edilmesi yanlıştır” mesajı verecektir. Böyle olunca çocuk da duygularını gizleyecek ve zamanla bu duygularla baş edememeye başlayacaktır.

Ölen kişiye mektup yazmak (bu yazılanların o kişiye gitmeyeceği ama bunun onu rahatlatacağı anlatılmalı), resim yapmak, oyun gibi faaliyetler yas sürecini sağlıklı yürütmede faydalı etkinliklerdir.

Ayrıca çocuklar ölümle ilgili oyunlar da oynayabilirler. Bu oyunlar çocuğun duygularıyla baş etme yolu olabilir, bu nedenle engellenmemelidir ve endişe etmeye de gerek yoktur.

Cenaze Töreni ve Mezar Ziyaretleri

Cenaze törenlerine katılmak ve mezar ziyaretleri yapmak ölümün kabullenilmesi açısından yararlıdır. Ancak bu konuda çocuk zorlanmamalıdır. Çocuk cenaze törenin katılırsa ölen kişinin bedeni gösterilmemeli, töreni uzaktan izlemesi sağlanmalıdır. Yine törende de mutlaka ona refakat eden birileri olmalıdır. Bu törenler yoğun duygular yaşandığı için çocuk farkında olmadan yalnız kalıp korkuya kapılabilir. Törene katılmak istemiyorsa da zorlanmamalıdır.

Yaşlara Göre Ölüm Kavramını Nasıl Algılarlar?

– 3 yaş öncesi çocuklar ölümü kavrayamazlar.

– 3–5 yaş arası çocuklar ölümü geri dönüşü olduğunu düşünürler. Bu nedenle zaman zaman ölen kişinin ne zaman geleceğini sorabilirler.

– 5 yaş sonrası geri dönüşsüz olduğunu anlamaya başlarlar.

Ölümle İlgili Olası Soruları ve Verebileceğiniz Cevaplar Nelerdir?

Çocukların ölümle ilgili sorularına cevap vermek gerçekten çok zordur. Her cevabınızla beraber yeni bir soru da gelecektir. Eğer ailenin dini inançları varsa ölümden sonra yaşam düşüncesi çocuklar için yararlı olabilir. Sade bir biçimde anlatılabilir. Eğer ailenin dini inançları yoksa kaybedilen kişi için “O kalbimizde / anılarımızda yaşıyor gibi ifadeler kullanılabilir.

Aşağıda çocukların en çok sorduğu soruları ve verebileceğiniz cevapları paylaştım.

– “Ölmek” ne demek?

– Ölmek yaşamın bitmesidir. Bütün canlılar doğar yaşar ve ölürler. Tıpkı çiçekler, balıklar ve kuşlar gibi. Canlılar öldüğünde vücudu artık durur, kalbi atmaz, nefes almaz, hareket etmezler, acıkmazlar ve bir şey hissetmezler.

– Ölenler geri gelir mi?

– Hayır, ölen canlılar tekrar canlanamaz, geri gelmezler.

– İnsanlar neden ölür?

– İnsanlar çok yaşlanınca, doktorların iyileştiremediği hastalıklar veya kazalar nedeniyle ölebilirler.

– Ölen insanlar nereye gider?

– İnsanlar öldüğünde vücudu artık durur, kalbi atmaz, nefes almaz, hareket etmezler, acıkmazlar ve bir şey hissetmezler. Ölen insanlar için cenaze töreni yapar ve onlara veda ederiz. Daha sonra gömülürler.

– Toprağın altında üşümez / acıkmaz / korkmaz mı?

– Merak etme ölen insanlar üşümez / acıkmaz / korkmaz / acı çekmez, hiçbir şey hissetmezler. Bunun için endişelenmene gerek yok.

– Sen de ölecek misin?

– Bütün canlılar yaşar ve çok yaşlanınca da ölürler ama merak etme biz seninle uzun yıllar beraber olacağız ve sen büyürken güzel vakitler geçireceğiz.

– Ben de ölecek miyim?

– Merak etme çocuklar sağlıklı ve güçlü olurlar ve çok uzun yıllar yaşarlar. Seninle beraber uzun yıllar ve güzel vakitler geçireceğiz, bunun için endişe etmene gerek yok.

Ölüm Kavramına Yaklaşım

Sürekli göz önünde bulunan bir olgu olması sebebiyle en doğrusu, ölüm kavramını yine bu doğal süreç içerisinde öğretmemizdir. Bunun için, küçük yaşlarda sahiplenebileceği küçük evcil hayvanlar ve bitkiler çok iyi birer fırsat olabilir. Sahiplendiği evcil hayvan öldüğünde onun artık yaşamadığı, acıkmadığı, acı çekmediği anlatılabilir. Yine ölen evcil hayvanına yapılacak basit bir cenaze töreniyle ölüm kavramı ve sonrasındaki süreçlere aşina olması sağlanabilir.

Unutmayın ölüm yaşamın bir parçasıdır ve kaçınılmazdır. Ölüm kavramını çocuklara anlatabilmek için öncelikle kendimizin yüzleşebilmiş olması gereklidir. Aslında ölüm, hayatın değerini bilmek ve hakkıyla yaşayabilmek için aklımızın bir yerlerinde durmalı belki de.